Göbek Eritmek İçin İçmeniz Gereken İçecekler

Göbeğinizden kurtulmak mı istiyorsunuz ? Kilo verdiniz ama göbeğiniz duruyor mu?

İşte göbeğinizi eritmek için içilmesi gerekenler! Göbeğinizin büyümesine yol açan etkenlerin arasında asitli içecekler, yeni yeni tanıştığınız afilli kahve türleri hatta meyve suları var. Günümüzde neredeyse onları içmeden yapamaz hale geldik. O zaman bu içecekler yerine alternatiflerini koymalı ve göbeği eritmeniz için size bir içecek reçetesi veriyoruz.
Göbek Eritmek İçin İçmeniz Gereken İçecekler için TIKLAYINIZ

Cilt Yaşlanması Nasıl Geciktirilebilir (Cilt Yaşlanmasını Önlemek)

Cildin Yaşlanması Geciktirilebilir
Güzelliğe giden yolun sağlıklı beslenmeden geçtiğini belirten uzmanlar, doğru beslenmeyle cilt yaşlanmasının geciktirilebileceğini kaydediyor.Yapılan araştırmalar, akne (sivilce) şikayeti olan kişilerde çinko eksikliğine rastlandığını ortaya koyuyor.Güzelliğe giden yolun sağlıklı beslenmekten geçtiğini belirten uzmanlara göre, derideki yağ üretiminde, akne oluşumuna yol açan hormon bozukluklarında çinko önemli rol oynuyor. Çinko eksikliğini gidermek için de kabak çekirdeği, zencefil, yulaf, yumurta ve badem tüketilmesi öneriliyor.
DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Cilt Sıkılaştırıcı Maske

Pratik ve ekonomik cilt maskesi sayesinde cildiniz derinlemesine temizlerken sıkılaşıyor ve gerginlik kazanıyor.İlk denemeden itibaren güzelliğinize güzellik katacak doğal maske tarifi
Bal içeriğinde antibakteriyel maddeler sayesinde cildinizi temizler varolan sivilce ve aknelerin iyileşmesini sağlarken yeniden oluşmasını önler.
Yumurta akı; cilde elastikiyet kazandırır daha sıkı görünmesini sağlar. Cilt hücrelerini besleyerek cildin yenilenmesine yardımcı olur.
Haftada sadece 1 gün 15 dakikanızı ayırarak kendinizi ödüllendirebilir sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olabilirsiniz. DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Diş ağrısına ne iyi gelir ?

Da

Diş ağrıları genellikle zonklama şeklinde ve oldukça rahatsız edici olarak duyulur. Ağrı gittikçe şiddetlenir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Özellikle abse gibi iltihabi bir durum varsa dışarıdan farkedilecek kadar şişliklere neden olabilir. Sıcak – soğuk hassasiyeti ve dişe bastırınca hassasiyet artar. Dişlerde minik kırılmalar görülebilir.

Ağrı başladığında;

Diş aralarında kalmış yemek artığı, vb.. olup olmadığını kontrol etmek; varsa dişe zarar vermeden ve ağrıyı artırmadan temizlemek işe yarayabilir.

Bilinçsiz ve aşırı ağrı kesici kullanımından kaçınmak gerekir.

Bilinçsiz ağrı giderme yöntemlerinden kaçınmak ( ağrıyan diş üzerine ağrı kesici konması, alkollü pamuk uygulaması, vb.) gerekir.

Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmaz. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilir.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ>>>

Diş hekimliğinde iğnesiz ağrısız lazer!

Dh

Diş koltuğuna oturmak eskisi gibi ürkütücü değil! Çıkan yeni teknolojiler sayesinde; çürüklerden diş eti hastalıklarına dek birçok diş sorunu ağrısız, acısız ve hatta kansız tedavi edilebiliyor. Diş hekimliğinde lazer uygulamaları da bunlardan biri…
Ne zamandan beri diş hekimliğinde lazer kullanılıyor?
Lazer uygulamaları, 60′lı yıllardan beri tıp alanında kullanılıyor. Yakın zamana kadar diş hekimliği alanında sadece diş beyazlatma ve yumuşak doku operasyonlarında kullanılan lazer enerjisi, günümüzde daha geniş alanlarda kullanılır hale getirildi. Diş lazeri ile hem sert doku (diş minesi-insan vücudundaki en sert yapı), hem de yumuşak doku (dudak, damak, dişeti) işlemleri rahatlıkla yapılabiliyor.
Lazer uygulamaları hangi diş problemlerinde işe yarıyor?
Diş çürüklerinin temizlenmesi, kanal tedavileri, diş dolguları, çene kemiğinde ve dişetinde her çeşit cerrahi işlemler, dişetinin şekillendirilmesi, estetik diş tedavileri, hassas dişlerin hassasiyetinin giderilmesi, koyu renkli diş etlerinin renginin açılması gibi tedaviler lazerle yapılabiliyor. Bunun yanında implant (kemiğe vida) uygulamalarında lazer teknolojisi ile cerrahi işlem aşamaları basitleşmekte ve tedavi genelinde zaman kazanılmaktadır. Lazer uygulamalarıyla halk arasında lazerli dolgu diye bilinen ve bir ışık kaynağıyla sertleştirilen kompozit dolgu uygulamaları birbiriyle karıştırılmamalıdır. Avantajları neler?

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ>>>

Dişlerinizi nasıl beyazlatabilirsiniz?

DB

Sigara, kahve, çürükler ve ilaçlar dişlerinizde lekelere yol açabiliyor. sararan dişlerinizin tedavisi lekenin büyüklüğüne bağlı olarak değişiyor.

Ehow.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, işte daha beyaz dişlere sahip olabilmenizin yolları:

1.Lekeleri azaltmak ya da önlemek için dişlerinizi düzenli olarak fırçalayın ve diş ipi kullanın.

2.Beyazlatıcı içeren diş macunlarını deneyin. Reklamlarda sık sık gösterilen dişmacunlarının hepsi dişlerinizi kısmen beyazlatıyor ve tam bir tedavi sağlamıyor. Diş macununuzun dişleri beyazlattığına dair klinik olarak test edilip edilmediğine dikkat edin. Çok az beyazlatıcı dişmacunu bu tür testlerden geçiyor. Beyazlatıcı olduğu iddia edilen bu macunlar dişlerinizi aşındırabilir, dişlerinize zarar verebilir ya da dişlerinizi hassaslaştırabilir.

3.Yiyeceklerin ya da sigaranın yol açtığı lekeleri yok etmek için düzenli olarak diş doktorunuzda diş temizliği yaptırın.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ >>>

Dunning-Kruger Sendromu

Psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine vesile olan
teorileri özetle,
“cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır” der.

Televizyon izlerken birilerine bakıp da “Ya bu adam bu sığlıkla nasıl buralara kadar gelebilmiş” diye düşündü-ğünüz oldumu hiç?
Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp “Bu cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?” diye iç geçirdiniz mi?

Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD’li bu hissi çok yaşamış olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya attı:
“Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır.”
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların
Metin çözme, araç kullanma, tenis oynama gibi çeşitli alanlarda yapılan
araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:

-Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

-Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

-Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp
anlamaktan da acizdirler.

DEVAMI>>>>>>>

Kısırlık nedir ? Kadında ve erkekte kısırlık nedenleri, tedavisi

Kısırlık düzenli cinsel ilişkiye rağmen 1 yıl içinde gebelik olmaması olarak tanımlanır. Bayan yaşı 35 ve üzeri olgularda bu süre 6 ay olarak kabul edilmektedir.Bu nedenle bayan yaşı 35′in üzerinde ise veya öykü ve fizik muayenesinde kısırlık ile ilişkisi olabilecek herhangi bir bulgu varsa araştırmalar daha erken başlatılmalıdır.

Gebelik olabilmesi için haftada en az bir defa cinsel birleşme olmalıdır. Cinsel birleşmenin daha seyrek olduğu durumlarda gebelik şansı azalır. Gebelik olabilmesi için ideal cinsel birleşme sıklığı haftada 2–3 defadır.

KISIRLIĞIN ARAŞTIRILMASI

İlk yapılması gereken test semen analizidir ve 2 ay aralıklarla en az iki defa tekrarlanmalıdır. Semen analizi normal ise erkekte sorun yoktur. Semen analizi normal olan bir erkeğin muayenesine gerek yoktur. Semen analizi ile eş zamanlı olarak kadının yumurtlayıp yumurtlamadığına bakılmalıdır. Bu amaçla adetin 19-21. günleri arasında basit bir hormon tahlili (kanda progesteron) yapılır. Düzenli adet gören kadınların %95′i düzenli olarak yumurtlarlar.

Kadında en önemli testlerinden biri yumurtalık kapasitesinin (yumurtalık rezervi) saptanmasıdır. Bunun için adet döneminde vajinal yolla bir ultrason yapılarak yumurtalıklar içindeki antral foliküller (içinde yumurta barındıran minik kistler) sayılır. İki yumurtalıkta toplam 6 taneden az antral folikül varsa yumurtalık kapasitesi azalmış demektir. Kadınlar da yumurtalık kapasitesi 37 yaşından itibaren azalmaya başlar ve 44 yaşından sonra kadının çocuk sahibi olabilmesi çok zorlaşır. Bazen yumurtalık kapasitesi daha erken azalır. Özellikle ailesinde erken menopoz olan kadınlarda, daha önce yumurtalıklarından kist aldırmış olan kadınlarda, tek yumurtalığı alınmış olan kadınlarda, endometriozis öyküsü olan kadınlarda ve ağır sigara içen (günde 10’dan fazla) bayanlarda yumurtalık kapasitesinin çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Semen analizi, yumurtlaması ve yumurtalık kapasitesi normal olan çiftlerde kadının tüplerinin açık olup olmadığı araştırılır. Bunun için rahim tüp filmi (HSG-histerosalpingografi) çekilmesi gerekir. HSG basit ve çoğu zaman ağrısız bir işlem olmasına rağmen teknik olarak ilacın hızlı ve basınçlı verilmesine bağlı rahimde kramplar yapabilir. İşlem adetinin bitiminden hemen sonra yapılmalıdır. Bu şekilde rahim içi daha iyi görülür ve yumurtlama döneminden sonra olabilecek çok erken bir gebelik olasılığı ortadan kaldırılır. HSG ile rahim iç boşluğu ve tüpler değerlendirilir. Tüplerin açık olup olmadığı ve kapalı ise hangi seviyede kapalı oldukları anlaşılabilir. Özellikle tek tüpün rahme bitişik olduğu yerden kapalı olması durumu bazen ilacın basınçlı verilmesi sonucunda tüpte kasılma olmasına bağlıdır. Bu durumda gerçek değil yalancı bir tıkanıklık vardır. HSG ile karın içindeki yapışıklıkları ve bunların şiddetini anlama olasılığı azdır. HSG tüplerin açık olup olmadıkları hakkında bilgi verdiği halde tüplerin işlevi hakkında bilgi vermez.

Öyküsünde ve fizik muayenesinde herhangi bir bulgusu olmayan kadınlarda karın içinin bir teleskop yardımı ile gözlenmesine olanak tanıyan laparoskopi adı verilen bir işlem yapılabilir. Laparoskopi eskiden çok sık kullanılan bir teknik olmasına karşın bugün özellikle tanısal anlamda kullanımı oldukça kısıtlanmıştır. Günümüzde laparoskopi ancak tedavi edici anlamda önerilmektedir.

Kısırlık araştırmalarında kullanılan ancak önemi tam olarak kanıtlanmamış testler de vardır. Bunların arasında immunolojik araştırmalar (antisperm antkorları) ve postkoital test (ilişkiden sonra rahim ağzındaki sıvının spermlerin varlığı açısından incelenmesi) sayılabilir.Bu testlerin yapılması önerilmemektedir.

KADINDA KISIRLIK NEDENLERİ